Work 2.0(İngilizce asıldan Türkçe kitap özeti)Bill Jensen, 2001Özet: Dursun Akkurt, Mart 2002 | ||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||
İçindekiler | ||||||||||||||||
Çalışanlar yaşamları ile işleri arasında denge kurma çabasındadır. Work 2.0’la amaç, insana karşı gelir ikilemini yeni bir boyuta taşımak ve insana verilen değeri artırarak geliri de artırmaktır. Çalışanın zamanı, dikkati, düşünceleri, bilgisi, heyecanı, enerjisi ve sosyal çevresi çalışanın varlıklarıdır. Kritik nokta çalışanın varlıklarının çalışan için yatırım olduğunu kabul etmektir. Ekonomide verimliliğe odaklanma ve maliyetleri kısma çabaları çalışanların gelecek kaygılarını artırıyor ve verimli olma çabası içine girmelerine yol açıyor. Çalışanlar da çalıştıranlar gibi gelirlerini artırma yolları aramaya başlıyorlar. Bu durumda çalışanlar çalıştıranlar ile kazan/kazan ilişkisi kurmaya yöneliyorlar. Yeni durum, çalışan ile çalıştıran arasındaki iş ilişkisinin yeniden tanımlanmasını; yeni bir iş sözleşmesi yapma gereğini doğuruyor. Adil ücret, yeterli haklar, iş kültürü ve liderlik bu yeni sözleşmenin sadece temel maddelerdir. Yeni anlaşma, kimin üretkenliği kontrol edeceğini ve üretkenliğe ilişkin kuralları kimin koyacağını tespit edecektir. Çalışanlardan zamanlarını, dikkatini, düşüncelerini, bilgilerini, heyecanlarını, enerjilerini ve sosyal ilişkilerini, yani varlıklarını kullanmaları bekleniyor. Bu nedenle çalışanların giderek yatırımcı gibi düşünmesi bekleniyor. Dolayısıyla çalışanın üretkenlik ve buna ilişkin kurallar konusunda öne çıkması kaçınılmaz oluyor. Çalışanlar, liderlerini (yöneticilerini) bu açıdan değerlendirmeyi öğreniyorlar. Varlıklarının iyi kullanılıp kullanılmadığını sorguluyorlar. Ve, iş ilişkisinden daha çok kazanım/değer bekliyorlar. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.0: Yeni İş Sözleşmesi
| Konular | |||||||||||||||
Çalışanlar İçin Değer Yaratılması
| Konular | |||||||||||||||
Liderler ve Yöneticiler: Bunun Sizce Anlamı nedirÇalışanın imparator olduğu kabul edilmelidir. Çalıştıranların, çalışanın zamanını çalmaması, liderlik adına zaman ve enerjinin israf edilmemesi önlenmelidir. Çalışanlar her zamankinden daha verimli, daha etkili ve daha hızlı olmaları gerektiğini biliyorlar. Buna karşılık yeni yollar, bilgiler, bağlantılar ve ölçülebilir standartlar arayan çalışanlar engelleniyor. Şimdi, mevcut yaklaşımların yaratıcı olarak yıkılması ve yönetilmek istenen insanlarla yeni bir ilişki kurulması zamanıdır. Yeni iş sözleşmesi çalışanların önündeki engelleri kaldırmaya odaklanarak sonuçta herkesin kazanmasını amaçlamaktadır. Değişimin kaçınılmaz olduğunu kabul ederek, çalıştıranların, çevrelerindeki insanların güven ve saygısını kazanacak kadar değişip değişemediklerini sorgulamaları gerekir. Çalışanların da çalıştıranlar gibi kazanmak istediği kabul edilmeli ve çalışanların bu isteğine saygı duyulmalıdır. | Konular | |||||||||||||||
Yaklaşan Yaratıcı Yıkımın Dört Atlısı
Eğer çalıştıranlar iş yapma biçimlerini değiştirmezlerse, çalışanlar ve ekonomi bunu yapacaktır. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.0 Bir Varlık DevrimidirYeni yetenek (talent) savaşında yöneticilere şu sorular sorulacaktır.
Çalışanlar bu soruları daha fazla sormaya başlıyorlar. Varlık devrimi, çalışanların varlıklarını anlaması ve karşılığını alma girişimleriyle başlıyor. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.0 İşim YolumdurŞu değişimler yaşanıyor.
Çalışan merkezli bu tür uygulamalarla, çalışanın işini yaşam felsefesi ile bağdaştırmasına ortam hazırlanıyor. Saygı duyulan ve güvenilen bireylerin daha iyi çalıştıklarına inanılıyor. Çalışanı ve işini tanımak çalışanın ihtiyaçlarını belirleyip ona yardım etmek benimsenen bir yöntem oluyor. Böylece çalışanın şirketin genel amaçları ile bütünleşmesine olanak hazırlanmaya çalışılıyor. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.0 Bire Bir İlişkiler DeğerdirÇalıştıranların, çalışanla iş arasındaki ilişkiye değer katabilmesi için ikili ilişkileri anlaması gerekir. Özellikle elektronik iletişimin sağladığı olanaklarla dünyanın her yerinden insanlarla bire bir ilişkiler kurmak mümkün hale gelmiştir. Öyle ki, hiç kimse, birlikte çalışmak, paylaşmak veya yaratmak için şirketlerin yardımına ihtiyaç duymuyor. Bu ilişkilerde iş potansiyeli, verimlilik ve kalitenin artırılmasına ilişkin ipuçları var. Gelişmeler birlikte çalışma (collaboration), ekip çalışması, öğrenme ve topluluklara yeni özellikler kazandırmıştır. Bu özellikler ikili ilişkilerin ürettiği bilgiyi zenginleştirmiş ve erişilebilir hale getirmiştir. E-mail sistemleri, haber grupları, web siteleri vb ikili ilişkilerde ortaya çıkan bilgilerin toplandığı alanlara dönüşmüştür. Ekip çalışmalarından daha çok sonuç beklenmektedir. Kuruluşlar bire bir ilişkilerden kaynaklanan bilgiyi sistematik olarak derlemek ve çalışanların erişimine sunmak zorundadır. Daha önemlisi insanların işleri ile olan ilişkileri de anlaşılmalı ve bilgi işin geliştirilmesi için kullanılabilmelidir. Kuruluşlar bire bir ilişkileri kontrol etme gücüne sahip değildir; ama bire bir ilişkilerin gücünden yararlanabilirler. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.0 Uçta LiderlikUçta liderlik kavramı “uçta sporlar” kavramından esinlenmiştir. Geleneksel liderlikten farklı olarak her an risk almaya hazır olmak aşırı liderliğin özelliğidir. Bir başka özellik geleneksel liderlerin kararlarının sonuçlarına karşı korunmuş olmasına karşılık uçta liderler sonuçlardan doğrudan doğruya sorumludurlar. Uçta liderler ekipleri ile aynı birikime sahiptirler, ama daha fazla yönetme becerisi gösterirler. Ekip üyeleri lideri daha fazla sorgularlar. Dahası lider yönetime değil gruba karşı sorumludur.
Yaratıcı yıkımın son gücü olarak uçta liderlik;
Kısaca uçta liderler, insanların iş yapmalarını yönetmekten uzaklaşıp, insanların nasıl iş yaptığını anlamaya yönelirler. Güçlerini yönetimden değil, özgüvenlerinden alırlar. Ortaya çıkan sonuçları doğrudan doğruya ekipleriyle birlikte sahiplenirler. Liderlik değişiyor:
| Konular | |||||||||||||||
İşgücüYeni iş sözleşmesi herkesin kendi kaderine daha fazla hakim olması olanağını yaratacaktır. Aynı oranda herkes daha fazla sorumluluk almak zorundadır. Yeni iş sözleşmesiyle hem çalışanlar hem çalıştıranlar aşağıdaki gibi sorular soracaktır: Ben ne kazanacağım? (what is in it for me?) En başarılı olamaya hazırmıyım? Bütün kararlarımın (%100) sorumluluğunu alabilecekmiyim? Becerilerim nelerdir? Zaaflarım nelerdir? Varlıklarımı, kazanım beklemeden ne kadar süreyle şirkete yatırabilirim. Gerçekte ne kadar farklıyım-ayrıyım? İş hayatım hakkındaki görüşüm nedir? İşgücü uçurumu aşıyor:
Çalışanın yapması gereken varlıklarının farkında olmak ve hakkını istemektir. Çalışanlar için liderleri sorgulamak ve kendini geliştirmek de gereklidir. | Konular | |||||||||||||||
İşgücü araçları:İlk adımlar;
| Konular | |||||||||||||||
Kural 1. Varlık Devrimini Kabul EtmekŞirketler işe yeni eleman almak yerine mevcut kadrolarına fazla mesai yaptırmayı; çalışanlarının fazla zamanını satınalmayı tercih ediyorlar. Benzer bir yaklaşımla işlerin sadeleştirilmesi yolu ile zamanın etkin kullanılması sağlanmaya çalışılıyor. Varlık devriminin gözle, ölç, tartış biçiminde formüle edilebilecek üç disiplini var. İşin gözlenmesi yöntemi ile önemli olanın ve olmayanın belirlenmesi amaçlanıyor. İş süreçleri önemli ve gerekli olmayan aşamalar ve işlemler belirleniyor. İşe ilişkin, çalışana ilişkin, ilişkilere ilişkin bir çok boyutta ölçümler alınıyor. Bu ölçümlerin bazıları sayım, bazıları ise soru listeleri ile toplanıyor. Bu ölçümler dikkatle analiz edilerek işin çalışan, çalıştıran ve müşteri açısından anlamları anlaşılmaya çalışılıyor. İş açısından neyin önemli olduğu tartışılıyor. Çalışanların çoğu açısından daha fazla özgürlük, daha fazla seçenek ve daha fazla kontrol sahibi olmanın önemli olduğu anlaşılıyor. Çalışanların zamanının nasıl kullanıldığı büyük önem kazanıyor. Geribildirim alma yönteminin değiştirilmesi; iletişim etkinliği ve bilgi yönetimi yöntemlerinin değiştirilmesi; araçlarının ve eğitimlerinin etkinliğini çalışanların değerlendirmesini istemek; çalışanların zamanlarının, yönetim tarafında iyi kullanılıp kullanılmadığını çalışanlara sormak ortamda zaten var olan (underground) tartışmayı açığa çıkaracaktır. | Konular | |||||||||||||||
Kural 2. İşim Yolumdur’u GerçekleştirmekDot-com akımı çalışanlara çok kazandırdı; ama bunun şirketlere geridönüşü olmadı. Şirketler battığında ise aşırı işten çıkarmalar yaşandı. İşim yolumdur yaklaşımı bu ikisinin tam ortasında yer almaktadır. Amaç bireysel ihtiyaçlara göre bilgiyi, iş araçlarını ve deneyimi düzenlemek; buna karşılık iş başarısının, verimliliğin ve bireysel etkinliğin artışını sağlamaktır. İşin karmaşıklaşması, bağlantılarının artması ve hızlanması kendi tarzını kullanmak isteyen çalışanlar için uygun koşulları yarattı. Bu çalışanlar için işlerini ve yaşamlarını değişime paralel olarak düzenlemek tek seçenek gibi görünüyor. Kişisel üretkenlik ve etkinliğe daha fazla odaklanmak şirketlerin de hızlanmasını sağlıyor. Ancak şirketlerin insanlara daha fazla kontrol vermeye hazır olup olmadıkları önemli bir sorudur. İlginç örneklerden biri ilaç alma ve diğer tedavi koşullarına uyma konusunda hasta merkezli bir yaklaşım geliştirildiğinde tedavi başarısının artmasıdır. Tedavinin hastaya dikte edilmesi, hastanın tedaviyi aksatmadan sürdüreceği anlamına gelmiyor. Buna karşılık hastanın tedaviyi alma konusunda karşılaşabileceği sorunları hasta ile paylaşmak ve hastanın kendi yaşam koşullarına en uygun yöntemi hasta ile birlikte belirlemek tedavinin doğru alınma şansını çok yükseltiyor. Bu örnek, iş ortamlarında, çalışana yönergeler vermek yerine; çalışanın iş ile ilişkisinin anlaşılmasına ve iş süreçlerinin çalışana ve işin uyumuna önem veren bir yaklaşımla düzenlenmesine uyarlanabilir. Büyük olasılıkla çalışanın işe ilişkin olumsuz yaşantılarını ortadan kaldırmak ve çalışanın verimliliğini bu yolla artırmak mümkün olabilir. | Konular | |||||||||||||||
İşim Yolumdur’un Dokuz Boyutu
Yönergelerle iş yaptırmak çalışanın köleleşmesine ve işine yabancılaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle çalışan sorumluluk almaktan kaçabiliyor/kurtulabiliyor. Buna karşılık işin yapılmasına ilişkin koşulların belirlenmesinde çalışanın tercihlerinin dikkate alınması çalışanın sorumluluktan kaçmak yerine sorumluluğu benimsemesini sağlıyor. Hasta tedavi ilişkisinin benzerini çalışan iş ilişkisinde de görmek mümkündür. | Konular | |||||||||||||||
Kural 3. Bire Bir Değer SunmakÖnce büyük kültür, ekip çalışması ve ortak değerlere yer verilmeli ve sonra harekete geçilmelidir. Yaşanmakta olan pratik, bunların üstünlüğünü gösterdiğine göre, Work 2.0’a giden yol buradan geçiyor. Yöneticiler, çalışanların birlikte çalışmalarına değer katacak yolun arkasındadır. Yeni standartları, hangi içeriğin daha değerli olduğu ve hangi sosyal ilişkilerin, zamanlamanın, ipuçları ve araçların gerekli olduğu; bağlam belirleme ve detaylar arasındaki dengenin nasıl kurulacağı; hangi tipte koçluğun daha yararlı olacağı gibi ilişkiler belirleyecektir. Bu standartları, yöneticilerin katılımı olmadan, çalışanlar belirleyecektir. Merkezi, tepeden aşağı planlama yaklaşımı yeni koşulların hızına uygun değildir. Eğer yöneticiler, bire bir ilişkilere değer katmak istiyorlarsa çalışanlara daha fazla kulak vermek zorundadır. Eğer birlikte çalışmadan kazanç sağlanmak isteniyorsa, buna daha fazla yatırım yapmak gerekir. Nüfus azalması dolayısıyla çalışan sayısı azalıyor. Az sayıda insanın daha çok üretmesi gerekiyor. Bu durumda doğru insanın seçilmesi ve doğru çalıştırılması büyük önem kazanıyor. Ancak bu yeterli değil. Kuruluşlar, çalışanların gerektikçe eğitilmesi, birlikte çalışma koşullarının iyileştirilmesi, oyun ve iş arasındaki sınırın kaldırılması ve düşünme için zaman yaratılması sorumluluklarını da üstlenmelidir. İki ilke bu konuda yardımcı olabilir. Hızlı sonuç almak için müşteriler ve çalışanların yaşam ortamlarında yaşanmalıdır. “Müşteri veli-i nimetimizdir” kuralının ötesine geçilmeli, müşterinin yaşamı paylaşılmalıdır. Satış elemanları müşteri ile aynı ortamı paylaştıklarından, satış elemanlarının aktaracağı yaşantılar ciddiye alınmalıdır. Gerçek rekabetçi gelişme için, görünmez iş alanı üzerinde çalışılmalıdır. Kuruluş içindeki sosyal ilişkiler ağı, bire bir ilişkiler işe ilişkin ipuçları taşırlar. Maliyetlerin kısılması gibi operasyonların sosyal ilişkileri nasıl etkileyeceği düşünülmelidir. Sosyal ağlarda üç tip rol tanımlanmıştır. Hub’lar insanların çoğunu tanır. En güvenilir insanlardır. Kapıcı’lar doğru insanları bilirler. Gerekli hallerde kimlere başvurulması gerektiğini söylerler. Sıçratıcılar doğru kişileri bilenleri bilirler. Doğrudan rehberlik edecek kişiye ulaşmayı sağlayabilirler. Görünmez iş alanının elemanları işin düzenlenerek verimli kılınmasında, bire bir ilişkilerin anlaşılmasında büyük rol oynayabilirler. Yine de sosyal ağların elemanlarına saplanmamak veya doğrudan taktiklere geçmemek gerekir. Bunların sosyal ilişkilerin parçası olduğunu kabul etmek ve ilişkilerin bütününü anlamaya çalışmak gerekir. Başarının yolu bire bir ilişkileri anlamaktan geçiyor. | Konular | |||||||||||||||
Kural 4. Uçta Liderler GeliştirmekBaşlangıçta liderler insanlara önderlik ettiler. Daha sonra insanlar, liderlerinin kendilerinden ve işten uzaklaştığını farkettiler. Liderler çalışanlara yabancılaştı. Geleceğin liderliğinde ise bu tür bir yabancılaşmaya yer yok. Çalışanlar zamanlarının, dikkatlerinin, düşüncelerinin, bilgilerinin, heyecanlarının, enerjilerinin ve sosyal ilişkilerinin daha fazla kazanç sağlamasını bekliyorlar. Uçta liderlik iş düzeyi ayrıntılarla oynamaya istekli olmayı gerektiriyor. Liderin çalışan gibi işin başında işi anlaması isteniyor. Çalışanın kişisel başarısı, liderin onun işini anlamasına ve ona uygun koşulları hazırlamasına bağlıdır. Uçta liderliği temel ilkesi “insanlara saygı ve güvenimi gerektiği gibi gösterbiliyormuyum? Yeteri kadar değişiyormuyum?” sorunalrını sürekli olarak sormaktır. Büyük Kahuna testinde uçta liderlere “çalışanların kendi kaderlerini tayin etmelerinde ne kadar ileri gidebiliriz?” sorusu soruluyor. RealTime Enterprise Computing (RTEC) kavramı ile şirketlerin sahip oldukları bilgiyi iş ortaklarıyla paylaşmasını ifade ediyor. Doğal olarak iş ortaklarının bilgisi de paylaşılıyor. Finansal, satış, pazarlama, insan kaynakları, envanter gibi bütün bilgiler gerçek zamanlı olarak paylaşılıyor. Şirketler hızla bu sistemlere yöneliyor. Çünki, gerçek zamanlı olarak pazarın izlenmesi şirketleri muhtemel büyük hatalardan koruyabiliyor. Pazarda yanlış konumlanma riski kadar çalışanlarla ilişkilerde de yanlış konumlanmak mümkündür. Bu nedenle RTEC teknolojilerinin çalışan merkezli yapılması gerekiyor. Ancak bu özellikle orta düzey yöneticilere olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Bir çok şirkette RTEC uygulamalarına geçiliyor, ancak çok az sayıda şirkette bu uygulamalar çalışan merkezli olarak tasarlanıyor. Bunun yapılabilmesi uçta liderlik yapmayı gerektiriyor. Ancak çalışanların birer lider olmalarına da ortam hazırlıyor. Bugüne kadar liderlik konusunda bildiklerimiz henüz geçerlidir. Bununla birlikte uçta liderlik için beş ek sorumluluk saıralanabilir.
Kitabın bundan sonraki bölümünde kısa örnek yaşantılar var. | Konular | |||||||||||||||
Work 2.1 Mahremiyet ÖnemlidirBilgi teknolojileri, bilgi akışını hızlandırmış, ama çalışanların yaptığı işlerin izlenmesini de kolaylaştırmıştır. Bir çok şirkette çalışanın hangi uygulamayı ne kadar kullandığı, zamanını daha çok nasıl değerlendirdiği gibi bilgiler toplanıyor. Biraz abartılı olarak email sistemlerinde çalışanların mesajları izleniyor. Diğer yandan çalışanlar, kişisel bilgilerin gizliliği ilkesine sahip çıkıyorlar. Öyle görünüyor ki, gelecekte şirketler ile çalışanlar arasında bu konu daha yoğun tartışılacak. Şirketler çalışanın tarzına uygun programlar hazırlayacaklar. Çalışanların bu programları nasıl kullandıkları izlenerek süreçlerin geliştirilmesi yoluna gidilecek. Giderek çalışanların mahremiyeti ortadan kalkacak. Büyük birader yeniden geliyor. Liderler açısından mahremiyet önemliyse, kurum içi politikalar geliştirmek, politikayı yaymak, bildiklerini çalışanlarla paylaşmak ve kendi etkinliklerini de izlemek önerilebilir. İşgücü açısından mahremiyet önemliyse, çoklu email hesapları kullanma, politikaları inceleyip uygun değilse işten ayrılma, teknolojik gelişmelere paralel olarak “onlar izliyorsa sen de izle” yöntemleri öneriliyor. | Konular |
| Merhaba
Bilişim
Psikoloji
İş Yaşamı
Kendimce
|