PERFODA
Kişisel Gelişim Hizmetleri



 

Kişisel Gelişim: Nasıl Başlamalı?

Dursun Akkurt, Kasım 2013

Bu yazının son sürümüne http://www.ak-kurt.com/KGNasilBaslamali.shtml adresinden erişebilirsiniz.

Yaşamımızda bir şeylerin eksik ya da yanlış gittiğini, bir noktada yetersiz veya zayıf kaldığımızı fark ettiğimizde kişisel gelişim için bir fırsat yakalamış oluruz. Bu fırsattan yararlanarak daha mutlu, sağlıklı, başarılı bir yaşam için yeni adımlar atabiliriz.

Herkes mutlu, sağlıklı ve başarılı olmak ister. Ama herkes mutluluk, sağlık ve başarıdan farklı şeyler anlayabilir. Dahası mutlu, sağlıklı ve başarılı olmak için farklı yol ve yöntemler izleyebilir. Kimine göre mutluluk huzur ve sessizlik haliyken, kimine göre delicesine eğlenmektir. Kimi deniz kenarında, kimi dağ başında, kimi dans pistinde mutlu olabilir. Sağlıklı olmak için dengeli beslenmek, spor yapmak, meditasyon yapmak, düzenli hekim kontrolünden geçmek gibi çok çeşitli yöntemler uygulanabilir. Başarılı olmak için çok çalışmak, sadece bildiğin işi yapmak, başladığın iş hakkında eğitim almak gibi yollar denenebilir.

Herkes için her durumda geçerli yol ve yöntemlerden bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle kişisel gelişim reçetelerine dikkatle yaklaşmak gerekir. Farklı yaklaşımların reçeteleri de farklı olmaktadır.

Örneğin, bilimi temel alan yaklaşımlar çoğunlukla herkes için geçerli reçeteler sunmak yerine belirli yaşam sorunlarına belirli yöntemlerle çözüm önerirler. Belirli bir iletişim hatasının araştırmalarla belirlenmiş belirli çözüm yolları vardır. Felsefe kaynaklı yaklaşımlar belirli sorunlara açık çözüm önermek yerine varsayımlar ve paradigmalarla açık uçlu çözümler önerirler. Din öğretileri dinin kurallarını ve belirli ahlak ilkelerini pek çok sorunun çözümü olarak önerirler. Diğer yaklaşımlar ise kendi tanımladıkları sorunlara çok özel çözümler önerirler. Önerilerin hemen tümü anlamlı ve değerli olabilir. Ancak bunlar arasında hangilerinin bizim için uygun olduğunu belirlemek ve bizi sonuca götürecek yolu çizmek bize kalır.

Kişi kendi sorununu bilmek, kendini tanımak ve kendisi için en uygun yol ve yöntemi belirlemek zorundadır. Kişisel gelişim için yol ve yöntem belirlemeye nasıl başlamalıyız?

Öncelikle sorun ve sonuçta ulaşmak istediğimiz hedeflerin farkına varmalıyız. Kastettiğimiz farkındalık, sorunun sınırlarını çizmek ve ulaşmak istediğimiz hedefleri doğru olarak belirlemektir. Sonrasında hedeflere ulaşmak için yol ve yöntem seçmek kolaylaşır.

Sorunun sınırlarını olduğundan geniş ya da dar çizmemek gerekir. Sınırlar geniş çizilirse hedeflerin sayısı ve büyüklüğü artar. Böylece daha yola çıkmadan başarısız olma riski artar. Sınırların dar çizilmesi hedefi küçültür. Muhtemelen hedefe ulaşılır ama sorun çözülmeyebilir. Yine başarısız olunur.

Belirlenen sınırlar sorunu tam olarak kapsamalı ve doğru hedeflerin seçilmesine yardımcı olmalıdır. Hedefler bizim için erişilmesi mümkün, aşırı zorlanmadan elde edebileceğimiz sonuçlar olmalıdır.

Sorunun sınırlarını çizmek için çalışmamız gerekir. Acele etmeden sorun hakkında bilgi toplamalıyız. Kendi içe bakışımızdan ya da başka insanlardan edindiğimiz bilgiyi dikkatle gözden geçirmeliyiz. Sorunla ilgili özellikleri dikkatle belirlemeliyiz.

Örnek sorunumuz aşırı kilolarımız olsun. Aşırı kilolarımız beslenme alışkanlıklarımız, bedensel hareket düzenimiz, metabolizmamız, varsa hastalıklarımız ve buna ilişkin tedavilerimiz, yaşam çevremiz, işimiz gibi faktörlerle ilişkili olabilir. Daha pek çok faktör kilo almamıza yol açar ya da kilo almamıza yol açan durumları ortaya çıkarmada etkili olabilir.

Aşırı kilo sorununun sınırları çizilirken gülümseyerek karşıladığımız “su içsem yarıyor”, “vallahi sadece iki üç öğün yiyorum”, “yemek bile yemiyorum, sadece pişirdiklerimin tadına bakıyorum” gibi açıklamalar da dahil eldeki her bilgi değerlidir. Sorunun sınırları ilk bakışta çok net gibi görünse de yukarıda saydığımız ve saymadığımız muhtemelen ilişkili her faktör sorgulanmalıdır. Her faktöre ilişkin cevaplar mümkün olduğunca güvenilir kaynaklardan alınmalıdır.

Normal beslenme düzenim nasıldır? Kaç öğün yiyorum? Öğünlerde dengeli beslenme kurallarına uyuyor muyum? Öğün aralarında bir şeyler atıştırıyor muyum? Diyetim sağlıklı mı? Gibi sorular sormak ve en iyisi bir diyetisyenle sohbet etmek yararlı olabilir.

Metabolizmam sağlıklı çalışıyor mu? Bir hekime danışmak ve gerekiyorsa bazı testler yaptırmak yararlı olabilir.

Aile ve iş ortamında huzurlu muyum? Huzursuz ya da huzurlu olmam halinde beslenme düzenim değişiyor mu?

Doğru soruları sormalı, güvenilir ve yansız cevaplar almalıyız. Sadece kendi verdiğimiz cevaplarla yetinmemeli çevremizdeki diğer insanların gözlemlerini de öğrenmeliyiz. Gerekli noktalarda uzmanlara başvurmalıyız. Böylece sorunu ve soruna ilişkin faktörleri ortaya çıkarabiliriz.

Belirlediğimiz faktörleri sorunla ilişkilerine göre sıralamak veya puanlamak yardımcı olabilir. Sorunun ortaya çıkmasında veya devamlılık kazanmasında etkili olan faktörler diğerlerindan daha önemli sayılabilir. Sorunun ortaya çıkardığı faktörler ise daha az önemli olabilir. Fazla kiloya yol açan hastalık, fazla kilodan dolayı bedene uygun kıyafet bulamamaktan daha önemli sayılabilir. Faktörlere verilecek ağırlık önemli ölçüde kişisel ve özneldir. Bununla birlikte ağırlıkları belirlerken akılcı olmak, mümkün olduğu kadar nesnel olmak sorunun çözümüne yardımcı olacaktır.

Etkili olduğu anlaşılan faktörlere göre hedefler belirlenebilir. Sorun beslenme düzeni ile ilgiliyse beslenme düzeninin değiştirilmesi hedeflenebilir. Beslenme düzenini bozan aile veya işyerindeki huzursuzluksa ona ilişkin ek hedefler de belirlenebilir.

Hedefler basit ve yenebilir lokmalar gibi olmalıdır. Gerçekleştirilmesi mümkün olmayan büyük hedefler veya sorunun çözümüne yardımcı olmayacak kadar küçük hedefler belirlenmemelidir. Hedefin “günde iki öğün yemeliyim” gibi basit ve kararlı olması yararlı olur. Ancak hedefin basit olması yeterli değildir. Aynı zamanda yanlış uygulamaları önleyecek ölçüde de net olması gerekir. “İki öğünde sadece azaltılmış 2-3 porsiyon yemeliyim” daha net bir hedeftir. Doğal olarak bir diyetisyenle ya da hekimle birlikte belirlenmiş bir beslenme düzeni en iyi sonucu verebilir.

Kişisel gelişim için yola çıktığımızda irili ufaklı pek çok sorun karşımıza çıkar. Bunların kiminde sadece kendi çabamızla çok olumlu sonuçlar üretebiliriz. Ancak aşırı kilo örneğinde olduğu gibi bilgi toplarken, hedefleri belirlerken veya çözüm için dışardan destek almamız gerekebilir. Aşırı kilolarımızın kaynağı metabolizma hastalıkları veya aldığımız tıbbi tedaviler ise tıbbi destek almak kaçınılmaz olur. Bunun gibi durumlarda destek almaktan kaçınmak muhtemelen istenmeyen sonuçlar doğuracaktır.

Sonuç olarak kişisel gelişim için yola çıktığımız noktanın sınırlarını iyi çizmeliyiz. Bu sınırlara uygun hedefleri iyi belirlemeliyiz. Sınırları ve hedefleri doğru belirledikten sonra yol ve yöntem seçimi kolaylaşacaktır. Bir sonraki yazımızda yol ve yöntem seçimi üzerinde duracağız.

İçindekiler

Özet:

Kişisel Gelişim kavramlarına ilişkin bir dizi kısa notlardan biri: Nasıl Başlamalı?

Farklı yaklaşımlar kişisel gelişim için farklı yol ve yöntemler önerirler. Doğru yol ve yöntemin belirlenebilmesi için atılması gereken ilk adım sorunun iyi tanımlanması, sınırlarının doğru çizilmesidir. Böylece erişilmek istenen hedefler doğru belirlenebilir. Sorunun kapsamı ve belirlenen hedeflere uygun yol ve yöntem kolayca belirlenebilir.

Bu yazıda kişisel gelişim için ilk adımın nasıl atılabileceği üzerinde durulmuştur.



Telefon: +90 (544) 421 49 89
E-mail: dakkurt@yahoo.com
© 2014 Dursun Akkurt, Tasarım: Dursun Akkurt - http://www.ak-kurt.com