Bu sayfalarda sunmaya çalıştığım içerik kendi deneyim ve birikimlerime dayanıyor. Bilişim sektöründe çalışıyorum, iş yaşamına büyük ilgi duyuyorum ve psikoloji formasyonu aldım. Bunları bir araya getirince okunmaya değer bir şeyler yazabilirim diye düşünüyorum.
Bilirsiniz genel olarak teknoloji ve bilişim konusunda kendimize güvenimiz hayli azdır. "Çok geç kaldık", "treni kaçırdık ya da kaçırmak üzereyiz" diye feryat edenlere sıkça rastlanıyor. Ben iyimser taraftayım. İnsanımıza ve bilişimcilere güveniyorum.
Yaklaşık 15-20 yıllık gelişimi bilen biri olarak daha çok çalışmamız ve daha çok bilgi paylaşmamız gerektiğine inanıyorum. Biliyorum ki, bilgi paylaştıkça çoğalır.
Göz kararı bilgi, çokça duygusal zeka, biraz zeka, bolca yaratıcılık kişinin içinde harmanlanıp, kişi, özgürce ve verimli olarak çalışmaya bırakılır... İşte bu kişisel gelişimdir.
Artık insanın kendine ve çevresine uyumu yeterli degil. Kendini aşan, değişen ve fazladan üreten insan aranıyor. Kolay değil... Kişisel gelişimine zaman ayırmak zorundasın.
Bilimsel psikoloji kişisel gelişim yolunuza ışık tutacak engüvenilir bilgi kaynağıdır. Aslında genel olarak bilimsel yaklaşımın ve özel olarak da psikoloji konularının öğrenilmesi kendi başına kişisel gelişim yollarından biridir.
Ve artık hasat zamanı! Çalıştık, geliştik. Ürüne dönüşme zamanımız geldi. Dünyadaki değişimi anlama ve o değişimde küçük te olsa bir rol edinme zamanı geldi.
Her gün defalarca duyduğumuz globalleşme, yeni ekonomi, yeniden yapılanma gibi kavramları anlayıp bunlara uyum sağlamamız gerekiyor. Bu kavramların geçerli olup olmadıklarını da tartışabiliriz ama öncelikle değişimi anlayıp değişime uyum sağlamak zorundayız.
Bilinen yöntemlerle üretmek, pazarlamak, satınalmak ve tüketmek rekabet şansını önemli ölçüde azaltıyor. Öne çıkmak için hemen her alanda üstünlük sağlamak gerekiyor. Bunun için iş süreçlerinin sürekli iyileştirilmesi gerekiyor.

